Faili mechul kiyak
Cok eskiden hug isimli youtube videosu vardi, izler izler.
vay be! adamlar yapmi$ abi derdim.. aslinda yapilan bir$ey yoktu sadece insanlara gerek olan
bazi duygularin yabancilar tarafindan en saf halde gosterilmesiydi.
bedava sariliyordu adam yabancilara.. cok ho$larina gidiyordu.
hatta sanirim bunun turkiye icin bir versionu vardi, tabiki turk insani olayin civigini cikarmi$ti.
neyse fikiratolyesi isimli bir site var, tunc isimli bir arkada$ yapmi$.
epey de guzel fikir domain ismi olarak, kendisi de uretken bir arkada$.
neyse gecenlerde ev arkada$im geldi, bir site gosterecem sana dedi ve fikiratolyesi’ni acti.
sol tarafta farkettiyseniz bir imge var, olayimiz ondan ibaret.
bundan sonrasi icin gururla reklamini yaptigimiz aciklamayi paste etmek istiyorum.
Basitce tasarlanmış bu kartın sekiz adetini bir A4′e yerleştirdik. Dilerseniz bu A4′ü basıp sekiz tanesini aynı anda elde etmek mümkün. [Standart yazıcılar keşke lamine baskı da yapabilse!]
Baskı alabileceğiniz A4 boyutundaki dosyanın Word ve pdf formatları bu linklerde. Resim (.jpeg) olarak ise bu linkte bulabilirsiniz. (Yukarıdaki üç linkten birine sağ tıklayıp “save link as” veya “hedefi farklı kaydet” yaparak bilgisayara almak mümkün.)
Kart oyunun bulaşıcılığı ve devamı için gerekli. [Bir de "aa bak birisi burada ne unutmuş" denmemesi için!] Kime, ne zaman, hangi şartlarda bir kıyak yapacağımız da zaten belli olmaz. O yüzden bunları kesip cüzdanda taşıyoruz
![]()
Şimdi ilk etapta aklıma gelen birkaç fikir:
* Köprü gişesinde arkadaki arabanın parasını vermek ve hızla uzaklaşmak. Gişe görevlisinden kartı arkadaki arabanın şöförüne vermesini rica ediyoruz.
* Yaz sıcağında kalabalık bir belediye otobüsünün içinde buz gibi bir kasa kolayı unutmak (kartlar kolalara iliştirilmiş.)
* Uzun yıllar bakımsız kalan bir mezarı temizlemek ve çiçek dikmek. Kartı mezara bırakıyoruz. Oradan geçen birilerinin belki dikkatini çeker.
* Karta ataçlanmış 10 TL’lik bir banknotu yolda düşürmek.
* Birinin posta kutusuna gelen elektrik veya su faturasını alıp, ödemek. Sonrasında faturayı makbuz ve kartla beraber posta kutusuna geri koymak.
* Haftalardır pis kalmış bir arabayı gece yıkamak ve sonrasında kartı sileceğe iliştirmek.
* Vapur iskelesinde veya metroda turnikelerden birinin üstüne karta ataçlanmış bir jeton bırakmak.
* Sipariş verdiğimiz (bir alana ikincisi bedava) pizzayı komşumuzun zilini çalarak kapısına bırakıp kaçmak (kart pizza kutusunun içinde.)
* Apartmanda kapı önlerine konan çöp torbalarını kapıcıdan önce toplamak ve kartı kapıcının oturduğu evin kapısının altından içeri atmak.
* Görme engelli bir kişiye, yolda ona etrafındakileri anlatarak yardımcı olmak. [Bunu Amelie filminde gördüm!] Kartı o kişinin cebine atıyoruz. Belki bir yakını bulup okur sonradan ona.
* Desteğe muhtaç (lösemili çocuklar gibi) bir derneğin kapısına sabaha karşı içi oyuncak dolu bir sandık bırakmak (kart sandığın içinde.)
* Otomat, ankösörlü telefon veya atari salonlarındaki oyunlara karta ataçlanmış bir jeton bırakmak.
* Bakımsız bir bahçeyi tertemiz yapıp ortasına iki çiçek dikmek ve kartı sonradan çiçeğe bağlamak.Bu örnekleri çoğaltmak mümkün tabii ki. Siz de aklınıza gelenleri burada paylaşırsanız mutlu olurum.
Ben ilk kartları kesip cüzdanıma koydum. Gördükçe hatırlamak adına bile faydası olacak.
Ne kadar heyecanlanırım, sadece üç kişi bile bu oyunu oynadığını buraya yazsa. Yoksa ‘Bedava Kucak‘ olayına benzer bir beklentimiz yok tabii ki.
Veya pardon, neden olmasın ki… Hadi abartalım; bu kartlardan birinin yarın dönüp dolaşıp (ve hala sağlam kalıp
bize ulaştığını düşünsenize…
Kelimelerin yetersiz kaldığı… hatta nefesimizin kesildiği an olmaz mı o an?
gercekten guzel ve orjinal bir fikir, desteklemek lazim.