Panzer Leader Heinz Guderian
Çoğunluk için İkinci Dünya Savaşı devasa bütçeli, görsel efektlerle süslü lakin bir o kadar da geçeklikten nasibini almamış Hollywood filmleriyle bilinir.Bunda Türkiye’nin savaşa dahil olmamış olmasının payı da yadsınamaz.Ki tarih derslerinde de genellikle bir iki cümleyle geçirilen bir savaştır İkinci Dünya Savaşı.Oysa tüm bunların aksine 6 yıl
sürmüş, milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan beraberinde soğuk savaşı ve atom çağını getiren yaşanılan en büyük savaştır.Genellikle gecenin ilerleyen vakitlerinde yayınlanan duygusuz tok bir sesle seslendirilen yaşanılmamış gibi duran siyah beyaz belgesellerin aksine renklerin en acı şekilde tasvir edildiği incelenmeye ve en önemlisi nedenleriyle ve sonuçlarıyla bugünü nasıl şekillendirdiğinin anlaşılması gereken yegane konulardan da biridir haliyle.
Ülkemizde geçtiğimiz senelerde moda olan, aylarca çeşitli yayınevlerinin baskısıyla yok satan Adolf Hitler’in Mein Kampf (Kavgam) adlı otobiyografisi haricinde savaşın öncesine ve sırasında olanlara dair pek fazla kitap bulmak da mümkün değildir aslında.Değildir aslında diyorum çünkü devasa multimedya satış zincirlerinde pek denk gelemeyeceğimiz, bunun dışında büyük kitapçılarda dahi ancak uç köşelerde kalmış, unutulmuş soluk ciltli birkaç kitap olarak bulmak ya da daha doğru bir anlatımla denk gelmek mümkün.
Tanıtacağım kitap da bu şekilde rafından alınmayı bekleyen bir kitap; meraklıları için bir elmas madeni niteliğinde…
İkinci Dünya Savaşı’nda dikkati en çok çeken ve sohbetlere konu olan olay atom bombasının kullanılışının aksine tankın, haliyle zırhlı birlik harekatlarının ve her türü ile uçakların dünya üzerinde sahne almasıydı diyebiliriz.Bu sahnenin açılışını ise Blitzkrieg yani Türkçesi yıldırım harbini uygulayan Nazi Diktası altındaki Almanya yapmıştır. Alelade tarih kitapları bunu “… Almanlar tanklarıyla yıldırım hızında taarruz etti ve Avrupa’nın batı cephesi çöktü, …Rusya steplerinde inanılmaz bir hızla ilerleyen Almanya” şeklinde anlatsa da, aslında tüm bunların ortaya çıkması Birinci Dünya Savaşı’nda yaşanılan deneyimleriyledir.Burada ilerdeki yazılarda gene bahsedeceğimiz bir kaç isme değinmemek olmaz. İlk olarak bu harekat tarzının başlangıcını ortaya koyan İngiliz tarihçi, stratejist Sir Basil Liddell Hart ve J.F.C Fuller.Ve bu harekat tarzını geliştirip uygulanabilir hale getiren Heinz Guderian, Erich von Manstein ve herkesin bir şekilde ismini duymuş olduğu ” Çöl Tilkisi” Erwin Rommel.
Bu kadar giriş bilgisinden sonra kitabımızı tanıtacak olursak; kitabın konusunu Yıldırım Savaşı/Blitzkrieg’i düşünen, geliştiren ve yaşayan General Heinz Guderian’ın savaş öncesinde ve sırasında yaşadıkları, anıları oluşturuyor. Yaygın kanının aksine Alman ordusunun partiye yakınlaşarak konum kazananların haricinde Nazi diktasından ve ona bağlı unsurlarından, siyasetten ayrı durmaya çalıştığını da göz önüne alırsak, askerlik sanatına ve vatanına bağlı bir subayın anıları olduğu için geçtiği döneme de objektif sayılabilecekk bir bakış sunuyor okuyuculara.
Hepsinden önemlisi filmlerde anlamını yitiren savaşı tüm çıplaklığı ile gözler önüne sermekte, değişen ve gelişen savaşı, savaş meydanlarında artık yerini bulan tankı ve diğer destek unsurlarla birlikte zırhlı harekatını yaratıcısının ve yaşayanının gözünden okuyucuya birebir anlatıyor.
Kitabın bundan sonrası için ise kendi taktiklerini geliştirip bunu savaş alanında icra eden Guderian için Sir Basil Liddell Hart’ın sözlerine bakmanın yeterli olacağı kanısındayım:
‘Hitlerin, tank savaşı uzmanlarının en ünlüsü olan Heinz Guderian, İkinci Dünya Savaşı’nda eşsiz ve alımlı bir rol oynamıştır. Almanya’nın şimşek hızıyla kazandığı başarıların altında yatan silahlar ve taktiği; daha açık bir deyimle, Polanya ve Fransa’da zaferden zafere götürdüğü, dünyaya korku saçan zırhlı birlikleri 1930′larda geliştiren Guderian’dır.’
‘Guderian’ın davranışlarını koyu militarizm belirtileri olarak kınamak belki kolaydır. Ancak onun temel varsayımlarının askerlik hizmetinin bir zorunluğu olduğunu kabullenmek, daha akıllıca bir iştir.’
‘Guderian, öyküsünü, Hitler ve Nazi Almanyası’nın öteki baş yöneticilerini özetle, ama çok kapsamlı olarak inceleyen bir bölümle sona erdirmektedir. Bu bölüm, tüm bölümlerin en ilginç olanıdır.’
‘Guderian’ın, 1941 yılında Rusya’nın derinliklerine doğru yapılan ileri harekat hakkındaki açıklamaları bu istila harekatının bugüne dek bilinen en ayrıntılı belgelerini teşkil etmektedir.’
İkinci Dünya Savaşı tarihi incelemeye meraklı bir okuyucu olarak, ülkemizde ender rastlanan bu tür kitapları kazandıran Kastaş Yayınları’na teşekkür etmekle birlikte, tarih sevdalılarına da hoşça ve bilgi dolu geçirecekleri keyifli okumalar diliyorum.
Kitabın Adı: Bir Askerin Anıları (2 cilt) (Panzer Leader / Erinnerungen Eines Soldaten)
Yazar: Heinz Guderian
Çeviren : Korgeneral İhsan Gürkan
Yayınevi : Kastaş Yayınları
Heinz Guderian hakkında bilgi almak isteyenler için: