My Moon
Son dönemde biz science fiction severleri gerçekten tatmin edecek üç adet film geldi, bunlar pandorum, district 9 ve sonuncusu moon.
Moon filmini her bakımdan farklı bir yere koymalıyız çünkü diğer iki film ile uzaktan yakından bir alakası yok. Aslında tam bir kategorisi var mı ondan bile emin olmamakla birlikte biz bu tür filmlere “uzay draması” adı verelim.
Yönetmenliğini Dawid Bowie’nin oğlu olan Duncan Jones’un yaptığı filmimizde öyle yıldız oyuncu geçidi falan yok. Sadece ve sadece Sam Rockwell var fakat Sam Rockwell adını da yıldız oyuncu geçidine sokabiliriz. Kendisinin gösterdiği süper performans ile yıldız oyuncu geçidi veya başka oyunculara gerek kalmamış. Yanımızda bir adet “Gerty” var, insanoğluna yardım amaçlı programlanmış, duygularını sadece ön tarafında bulunan ekrandaki smileylerle gösterebiliyor.
Moon filmi Sam’in Dünya’ya dönmeden önceki son iki haftasını ele alıyor. Sam özel bir şirket ile anlaşma yapmış olan, Ay’daki mineralleri toplayıp, Dünya’ya gönderecek olan kişidir. Bu cümle baktığınızda çok kalabalık olabilir. Sam’in Ay’da yaptığı pek birşey yok, mineral toplayan araçlardan toplanmış mineralleri üsse getirip, onları da Dünya’ya geri göndermek herşey bir makine gibi işlerken son günlerinde psikolojisi iyice bozulmuş olan Sam, garip garip hayaller görmeye başlar. Umursamayan Sam, yine her zaman ki gibi araçlardan mineral toplamaya giderken tekrar bir hayal görür ve kaza yapar.
Kendisini üssün içindeki revirde yatıyor olarak bulur..
ve Moon filmi tam olarak buradan başlar. Gerty isimli robotun seslendirmesini Kevin Spacey yapmış ve gerçekten tam oturmuş. Görsellik desek zaten ne o kadar çok, ne de çok az. Bir nevi retro görselliği hakim filme, sanki geçmiş 10-20 yılda çekilmiş bir filmin remake’i gibi diyebiliriz. Arkafonda çalan müzikler ise birçoğumuzun tanıyacağı Clint Mansell tarafından yapılmış, geçmiş film arşivine bakarsak ne kadar güzel işler yaptığını hatırlayabiliriz ve bizim yüzümüzü bu filmde de kara çıkarmamış.
Film bitince insan bi’ kötü oluyor, önce herşeye inanıyor sonra herşeye inanmayı bırakıyor sonra tekrar inanıyor. Tam olarak bunları yaşatabilen nadir bir uzay draması.
Bilim-kurgu türünü sevenler için gerçekten arşivlerinde bulunması gereken bir klasik. Mutlaka ve mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.
http://www.youtube.com/watch?v=twuScTcDP_Q
