Muglasaktamımuglasak.
Günler su gibi geçiyor, nöbetler de daha tölere edilebilir saatlerde olmaya başladı.
Bir yandan normal günlüğüme, bir yandan da buraya devam etmeye çalışıyorum.
Askere gelmeden önce “ben insanın ne mal olduğunu gözünden anlarım” diyebilen varsa tebrik ediyorum o arkadaşı, ben öyle demezdim ama gerçekten burada inanılmaz farklı insan yaşamlarıyla karşılaşabiliyorsunuz.
o yüzden her nöbet anlatılan doğru/yanlış hikayelerle geçiyor, mesela dün osman diye bir arkadaşla tuttum, kendisi uzun dönem, inanır mısınız bir başladı anlatmaya hiç susmadı.
öyle şeyler anlattı ki, çöldeki kutup ayısı bile inanılabilir seviyede. E tabi bozmamak gerek “aaa öyle mi, vay be süpermiş, hay amk ciddi misin?” tarzında cevaplarımla bir de baktık ki bugünlük nöbet saatimizin daha sonuna geldik.
Askerden döner dönmez Hindistan seyahatine çıkıyorum, 20 gün gibi bir süreyle.. hep hayalimde rajasthan var, sağolsun servet hocanın bir fotoğrafı beynime kazındı. Döndükten sonra da işe giriyorum galiba.
Sonra ev tut, araba derdine düş derken orta yaşlara geliriz
Ne derler? Asıl askerlik, askerden sonra başlıyor.
Arz ederim.